TÜYAK 2017 ULUSLARARASI YANGIN VE GÜVENLİK SEMPOZYUMU’NDA HER YÖNÜYLE “YANGIN” ELE ALINDI

🔍 TÜYAK tarafından iki yılda bir gerçekleştirilen Yangın ve Güvenlik Sempozyumu ve Sergisi’nin beşincisi 9 - 10 Kasım 2017 tarihlerinde İstanbul Grand Cevahir Otel Convention Center’da düzenlendi. Sempozyumda, yangın güvenlik profesyonelleri, ilgili kamu yöneticileri, akademisyenler, tasarım yapan veya uygulayan mühendisler, danışmanlar, sigortacılar, üreticiler, ürün sağlayıcılar, teknik elemanlardan oluşan yaklaşık 3.000 kişilik bir grup yer aldı. AKUT Kurucu Başkanı Nasuh Mahruki, “Büyük Şehirlerde Afet Riski ve Risk Yönetimi” başlıklı konuşmasında günlük hayatın her alanında yaşanabilecek afet risklerini açıkladı.

Türkiye Yangından Korunma Vakfı ile Yangından Korunma Derneği Onursal Başkanı, TÜYAK 2017 Yangın ve Güvenlik Sempozyum ve Sergisi Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, yangının önlenebilir bir felaket olduğunu belirterek “Alınacak önlemlerle yangın felaketi ve bu felaketin yarattığı can ve mal kaybının önüne rahatlıkla geçilebilir. Unutmamak gerekir ki, yangın tasarımla önlenir, yangın tasarımla söndürülür. Uygun yangın güvenlik önlemlerinin yanı sıra, bir yapı, yangın riski de göz önünde bulundurularak tasarlanmışsa o bina için yangın kayıplarından söz edilemez” dedi.

Yangın Riski Her Yerde
Sempozyumda, sağlık kuruluşlarından eğitim kurumlarına, AVM’lere kadar pek çok alanda yaşanabilecek yangın riskine karşı bilgi de verildi. Yangınla mücadelede olmazsa olmaz olarak işaret edilen yağmurlama (sprinkler) sistemleri üzerinde özellikle durulan sempozyumda, bu sistemlerin binaların yanı sıra, iş yeri, depo gibi özel alanlarda kullanımı ve can güvenliğine katkıları üzerinde duruldu. Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, “10 katın üzerindeki binalar ancak yangın söndürme tesisatı ile söndürülür. Ülkemizde de, 51,5 metre yani hemen hemen 17 katın üzerindeki tüm binalarda bahsettiğimiz yangın söndürme sistemlerinin yanı sıra, yangın algılama sistemi ve korunmuş merdiven bulunması yönetmeliklerle zorunlu hale getirilmiştir” dedi.

Sağlık Yapılarında Üçlü Yöntem
Sağlık yapılarının yangından korunmasında algılama sistemleri, aktif söndürme sistemleri ve pasif yangın önlemlerinin bir arada kullanılması can ve mal kaybını minimuma indiriyor. Bu üç yöntemin bir arada kullanılması, yangın sonrası riskleri önlemede de önemli bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Sempozyum’da da, özellikle can kayıplarının en büyük nedeni olan duman ve zehirli gazların yayılımını engellemeyi hedefleyen pasif yangın önlemleri üzerinde durularak, bu önlemler hakkında detaylı bilgi verildi.

Ulusal Yangın Yönetmeliği Yeterliliği
15 yıllık bir geçmişe sahip Ulusal Yangın Yönetmeliği’nin ele alındığı sempozyumda yönetmelikte yetersiz kalan kısımlar ve yapılması gerekenler ortaya kondu.
Sempozyumda, 2017 sonunda ülke genelinde sayısı 454’e çıkması beklenen alışveriş merkezlerindeki yangın riski de ele alındı. Özellikle yemek katlarındaki tehlikeye dikkat çekilirken, mutfak davlumbazları ve yağlı kanalların düzenli bakım ve temizliğinin en önemli tedbirlerden biri olduğuna vurgu yapıldı. İçerisinde laboratuarlar, arşivler ve kimyasallar bulunan üniversite kampusleri başta olmak üzere, eğitim yapılarındaki yangın risklerine de dikkat çekilen sempozyumda, bu yapıların yangın riski tespit edilerek sorunlara tasarım aşamasında çözüm önerileri getirmenin şart olduğu anlatıldı. Sempozyunda Türkiye sanayisinde hemen her gün yaşanan yangın ve patlamalara da dikkat çekilerek, 206 yılında sadece Kocaeli’de 790 adet yangın vakası olduğu, bu yangınlardan 140 adetinin endüstriyel kuruluşlarda meydana geldiği belirtildi.