“Şehirlerin silüetini bozmayacak, yeni bir şehircilik anlayışı benimsenmelidir”

Arkad Yapı’yı kısaca tanıtır mısınız?
🔍Arkad Yapı olarak, “Yeşile saygı, yaşama saygı” sloganıyla inşaat sektörüne hızlı bir giriş yaptık. Kentsel dönüşümü yeşille buluştururken, arsa sahipleri ve/veya kat maliklerine de avantajlar sağlamayı kendimize prensip edindik. Gayemiz prestijli binalar inşa ederek, yüksek üretkenliğe ve konfora katkıda bulunarak daha sağlıklı çalışma ve yaşam alanları oluşturmaktır.

Arkad Yapı yeşil bina projeleriyle adını duyuruyor. Çalışma anlayışınız, felsefeniz ekolojiye ve sürdürülebilirliğe değer veren bir düşünce yapısına dayanıyor. Bu felsefeden ve ilkelerinizden bahsedebilir misiniz?
Sürdürülebilirlik, kurulduğu günden bu yana şirketimizin DNA’sında yer alan bir olgudur. Sürdürülebilirliği, bütün yapılanmasına entegre eden bir şirket olarak, faaliyetlerimizi bu hedef doğrultusunda gerçekleştiriyoruz. Sürdürülebilirliği inovasyonla bütünleştiriyor, yapılarımızı çevre dostu ürünlerle kullanıcılarımıza ulaştırıyoruz. Hayal gücünüzü sürekli zorlayan ve yaşamınızı en üst düzeyde kolaylaştıran, sürpriz değişiklikler içeren yenilikleri tanıtmak, bizim asli görevimizdir. 
Gerçekleştirdiğiniz projeler, bu projelerde kullandığınız enerji verimli sistemler ve bu sistemlerin özellikleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bu konuda; enerji tasarrufu sağlayan ve az su tüketen armatürleri, bina içinde, doğal ışıkla aydınlatmaya öncelik veren mimariyi, ortak mahallerde enerji kullanımının minimuma indirgenmesine yönelik fotovoltaik/solar panel sistemlerini, doğada kendiliğinden oluşan ve topraktan sızarak yapılarda biriken radon ve diğer zararlı gazların bertaraf edilmesi için boşluklu döşeme sistemlerini örnek gösterebilirim.

Yatırımcılar yeşil binayı daha çok bir satış stratejisi olarak mı görüyor yoksa çevre duyarlılığı, enerji tasarrufu mu ön planda? LEED ve BREEAM sertifikalarının satışa olan etkisi nedir?
Maalesef LEED ve BREEAM gibi birçok yeşil bina sertifikası Türkiye’de satış stratejisi olarak görülmektedir. Aslında LEED gibi sürdürülebilir sertifikasyon sistemleri, yapıları daha yeşil ve daha düşük enerji sarfiyatlı hale getirmeleri hususunda önemli role sahiptirler. Tabii ki sürdürülebilir çevre politikaları sayesinde projeler prestij kazanmakta, binaların değerinin artması nedeniyle, satış/kira değerleri de artmaktadır.
Kentsel dönüşüm çalışmaları ile ilgili neler düşünüyorsunuz?
“Kentsel Dönüşüm Uygulaması” ve “Afet Riski Altındaki Binaların Dönüştürülmesi” girişimleri maalesef hala deneme ve yanılma aşamasındadır. Bu safhadaki hakim belirsizlikler muhataplarına telafisi imkansız zararlar vermekteler. Kentsel dönüşümün temellerinin atıldığı ve hız kazandığı bu dönemde, maalesef teknik alt yapı ve yapıların ömrünü uzatacak malzeme kalitesine dikkat edilmediğini söyleyebiliriz.

Yurt dışında projeler içerisinde yer alıyor musunuz?
2015 yılında yurtdışında da birçok gayrimenkul ve yatırım projelerinde yer almayı planlıyoruz.

Türkiye’deki inşaat sektörünün şu anki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Gördüğünüz yanlışlar, eksiklikler nelerdir?
Kullanıcıların konforuna ve sağlığına katkıda bulunan inşaat ve inşaat teknolojilerine özellikle dikkat edilmesi gerekirken; sektörde dikkat edilmemektedir. Şehirlerin silüetini bozmayacak, yeni bir şehircilik anlayışı benimsenmelidir. Hizmetlerin sunumunda “işveren” yanlısı bir tavırla, en üst standartları aşabilecek yönetim anlayışının firmalar tarafından benimsenmesi gerekmektedir.

İstanbul’da insanların nefes alabileceği, sosyalleşebileceği yeşil alanların sayısı gittikçe azalıyor. Sadece lüks, konforlu evler insanlara yetiyor mu sizce? Son kullanıcının bu konudaki ihtiyacı, talebi nedir?
Ülkemizde kentsel dönüşüm yalnız deprem sırasında yıkılacak yapıların yenilenmesi olarak algılanıyor; bu bağlamda da çarpık yapılaşma devam ediyor, hatta artıyor. Kentsel dönüşüm denilince aslında ilk akla gelen yeşil alanları/yaşam alanlarını artırmak ve betonarme yüzeyleri azaltmak olmalıdır. Yeşil alanlar/yüzeyler yaşam kalitesini arttıran ana faktördür.

Önümüzdeki dönem içerisinde firmanızın yol haritası ne olacak?
2014 yılında Arkad Yapı olarak gerçekleştirdiğimiz ilkleri Türkiye geneline yayarak, çevreye duyarlı birçok projeye imza atmayı hedefliyoruz. Enerji tüketiminde tasarruf (fotovoltaik paneller), su tüketiminde verimlilik, iç mekan hava kalitesinde artış, gün ışığından maksimum derecede yararlanma ve yapıların kullanım ömrünün uzun olması gibi faktörleri tüm projelerimizde gözetiyoruz.